İş ve ev arasındaki yolculuğumu bazen toplu taşıma araçlarını kullanarak yapıyorum. Bu sayede toplumsal ve psikolojik durumumuz hakkında sağlıklı ve güncel verilere ulaşabiliyorum.

"Bir akşam üzeri işten eve "dolmuş" toplu taşıma aracı ile giderken araç şoförünün radyoda yüksek sesle haberleri dinleyip aynı zamanda tüm yolculara dinlettiğine şahit oldum. Herkes de işten evine döndüğü belli olan bir sessizlik, yorgunluk ve durgunluk vardı. Kimi sorumlulukları yerine getirmiş olmanın verdiği huzurlu bir günün, kimisi yaşadığı sorunların verdiği yıpranmışlığın, kimisi hayal kırıklıklarının, kimisi aldığı bir eleştiri, kimisi krizin etkileri ve geçim sıkıntısı, kimisi onure olduğu bir takdir cümlesinin değerlendirmesi ile meşgul durumdalardı. Kaç kişinin gerçekten haberleri dinlediğini sorarsanız, hepsinin kesinlikle duyduğu gerçeği vardı.

10 dakika boyunca dinlediğim haberlerin ilki trafik kazası ve can kayıpları, ikincisi şehitlerimiz ve gazilerimiz, üçüncüsü kesik baş cinayetinin karanlıkları üzerine kurulu, sonra zam haberi, devam eden kötü ve iç karartıcı haberle ve en son TSK ve Ergenekon ile ilgili yeni gözaltılar...ve ben "dolmuşta" gerçekten "dolmuşum" o an.

Dayanamadım ve herkesin duyacağı şekilde şoföre " kaptan içim karardı, memlekette hiç mi iyi şeyler olmuyor" dedim. Toplam 12 haber ve hepsi en mutlu adamı bile karamsarlığa iten türden.

Şoför, gün boyu mücadele ettiği trafik karmaşası etkisi ve haberlerden hipnotize olmuş şekilde ifadesiz ve tükenmiş şekilde döndü ve bana " doğru söylüyorsun abi, haklısın valla" dedi.

Dolmuştaki diğer kader ortaklarımıza baktım, hepsinde durgun, ifadesiz, çaresiz, kabullenmiş ama bir o kadar da onay veren ve kurtarın bizi bakışı vardı.

RTÜK ve ilgili kurumlar bu öneriyi sahiplenirlerse ülkemiz ve geleceğimiz adına gerçekten çok etkili bir adım olacağı inancımı baştan belirtmek isterim.

Tüm basın ve yayın kuruluşları (televizyon, radyo ve gazete...) haber programlarında en az %  30 (otuz) oranında iyi haber verme zorunluluğu olsun. Ve asıl önemli olan yöntem "sandviç metodu" uygulansın.

Yani haberler en az iki iyi haberle başlasın. (ekmeğin üstü) Sonra tüm haberler okunup ( ara malzeme) en son yine en az iki iyi haberle bitsin. (ekmeğin altı). Ve bu süreçle yurdumun güzel ve temiz insanları pozitif enerji ile bitirsin haberleri. Evine döndüğünde eşi, çocukları ve ailesi ile güler yüzle iletişim kursun, karşılansın.

Bir çok sıkıntıya sebep olan sorunlarla dolu hayatın yükünü hafifletsin. Akşamı güzel bitirsin ki yarın sabah güne "Yine" değil "Yeni" bir gün olarak başlasın. İlk karşılaştığı komşusu, apartmanın kapıcısı, sokakları temizleyen işçi ve iş arkadaşları ile günaydınlaşsın. Ne kadar çok "aydınlık" temennisi alırsa o kadar gününün verimli olacağını hiç aklından çıkarmasın.

Aracında seyir halinde iken yanından biraz hızlı geçtiği için ilk ilk fırsatta geçeni yakalayıp kafasına kurşun sıkmaya teşebbüs eden bir topluma dönüştük. Diğer araç şoförünün belki kalp krizi geçiren babasını son kez görebilmek için gaza biraz fazla basmış olma ihtimali varken, motorsikletteki ikiz kardeşlere çarpıp kaçan duyarsız vatandaşın onların ölümlerine sebep olduğu "banane" kültürü ile tükeniyoruz. Başka insanlar "başım belaya girmesin" diye uzak durmaya çalışıyor. Yarın aynı olayın kendi başına geleceğini düşünmeden,

Bizi üzen veya kızdıran sebeplere verdiğimiz olumsuz tepkilerin aslında sorunu çözmeye hiç katkısı olmadığı bilincinden yoksun, etrafına negatif ateş saçan bir canavara dönüştük.

Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak adına bir yerden başlamak gerekiyor. Herkes her konuda uzman. Ama çözüm için sorumluluk almak, taşın altına elini değil tüm vücudunu sokmak, doğru olan icra etmek adına duyarlı olmamız gerekiyor.

"Haber Programları" her kanaldan tüm gün bu konuya hizmet aracı olarak daha etkili kullanılmalı. Kolay habercilik anlayışı ile araştırmadan çaba sarfetmeden haberleri sunmak yerine, tüm Türkiye'yi karış karış araştıran iyi haberleri de gündeme taşıyan ve tüm nesiller boyu takdirle anılacak bir değişimin önderi olmak adına herkes için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Bu önerimin tüm bu sorunlara çözümsel ve faydalı etki sağlayacağı umuduyla, sizin aracılığınız ile yetkili, uygulayıcı ve en önemlisi TAKİP ve KONTROL edecek mercilere ulaşacağına inanıyorum.

 

Sevgi ve Saygılarımla

 

Levent Galip YEŞİL

levyesil@gmail.com